Karar Hızı Testi: Menüyü Kaç Dakikada Kapatıyorsunuz
Altı gündelik durumla karar verme temponuzu ölçün. Hızlı, ölçülü ve temkinli karar verenler için ayrı ayrı pratik öneriler.
Selin Acar 4 dk okuma
Bazı insanlar restoranda menüyü otuz saniyede kapatır, bazıları garson iki kez uğradığı halde hâlâ ikinci sayfadadır. Bu fark yalnızca bir alışkanlık meselesi değildir; karar hızı, kişinin bilgiyi işleme biçimiyle, hata yapma korkusuyla ve kendine duyduğu güvenle ilgilidir. Hızlı karar vermek her zaman iyi, yavaş karar vermek her zaman kötü değildir. Önemli olan, hangi tempoda çalıştığınızı bilmek ve o tempoyu doğru yerlerde kullanmaktır.
Kendinizi tartın
Aşağıdaki durumları okuyun ve size en çok benzeyen seçeneğin harfini not edin. Sonunda hangi harften kaç tane olduğunu sayacaksınız.
Bir mağazada beğendiğiniz iki ürün arasında kaldınız. A: Elinizde hangisi daha iyi hissettiriyorsa onu alır çıkarsınız. B: İkisini karşılaştırır, birkaç dakika düşünür, sonra karar verirsiniz. C: O gün almaz, eve gidip düşünür, belki bir hafta sonra dönersiniz.
Arkadaş grubunuz akşam nereye gidileceğini tartışıyor. A: İlk makul öneriyi savunur, konuyu kapatmak istersiniz. B: Birkaç seçenek dinledikten sonra fikir belirtirsiniz. C: Başkaları karar versin diye beklersiniz, çünkü yanlış yer seçmekten çekinirsiniz.
İş yerinde beklenmedik bir sorun çıktı ve hızlı yanıt gerekiyor. A: Elinizdeki bilgiyle hemen bir yol seçer, gerekirse sonra düzeltirsiniz. B: Beş dakika durup ihtimalleri sıralar, sonra hareket edersiniz. C: Daha fazla bilgi toplamadan adım atmak sizi ciddi biçimde huzursuz eder.
Bir tatil planı yapıyorsunuz. A: Aklınıza yatan yeri bulur bulmaz rezervasyonu yaparsınız. B: Birkaç alternatifi listeler, kısa bir karşılaştırma yapıp seçersiniz. C: Haftalarca araştırır, onlarca seçeneği inceler, karar vermeyi ertelersiniz.
Verdiğiniz bir karar kötü sonuçlandı. A: Kısa sürede unutur, yeni bir yol denersiniz. B: Nerede yanıldığınızı düşünür, dersini alıp devam edersiniz. C: Uzun süre üzerine döner, benzer kararlarda daha da temkinli olursunuz.
Telefonunuz bozuldu ve yenisini almanız gerekiyor. A: Tanıdık bir modeli aynı gün alırsınız. B: İki üç modeli inceleyip birkaç gün içinde karar verirsiniz. C: Karşılaştırma yapmaktan yorulur, eskisiyle idare etmeye çalışırsınız.
Çoğunluğu A olanlar: hızlı karar verenler
Belirsizlik sizi rahatsız eder ve bu rahatsızlığı çözmenin yolu hareket etmektir. Karar süreçlerinde çevrenizdekileri rahatlatan bir yanınız vardır; toplantı uzadığında konuyu bağlayan kişi genellikle sizsinizdir. Riskiniz, yeterince bilgi toplamadan bağlayıcı seçimler yapmaktır. Küçük kararlarda bu hız büyük avantajdır. Ama geri dönüşü zor olan konularda, yani taşınma, uzun vadeli borç, iş değişikliği gibi başlıklarda kendinize yapay bir bekleme süresi tanımak işinize yarar. Kararı verin, ama uygulamayı yirmi dört saat erteleyin.
Çoğunluğu B olanlar: ölçülü karar verenler
Bilgiyle sezgi arasında dengeli bir yerde duruyorsunuz. Karşılaştırma yapmaktan kaçınmaz, ama sonsuz seçenek arasında da kaybolmazsınız. Bu grubun asıl riski, dengeli olduğunu bildiği için kendini fazla sorgulamamasıdır. Zaman zaman kararlarınızın gerçekten sizin önceliklerinizden mi yoksa çevrenizin makul bulduğu şeyden mi doğduğunu kontrol edin. Karar öncesi kendinize sorabileceğiniz iyi bir soru şudur: bunu kimse görmeyecek olsa yine aynı şeyi seçer miydim.
Çoğunluğu C olanlar: temkinli karar verenler
Ayrıntıyı fark etme kapasiteniz yüksektir, bu yüzden bir seçimin ters gidebilecek yanlarını çoğu insandan önce görürsünüz. Bu, önemli konularda değerli bir yetenektir. Sorun, aynı titizliğin küçük kararlara da uygulanmasıdır. Hangi marka peyniri alacağını yirmi dakika düşünmek, akşam yapılacak asıl işe hiç enerji bırakmaz. Kendinize kararları büyüklüğüne göre ayıran bir kural koyun: sonucu bir haftada unutulacak kararlara en fazla beş dakika verin. Ayrıca ertelemenin de bir karar olduğunu hatırlamak faydalıdır; seçim yapmayarak da bir sonucu seçmiş olursunuz.
Karar hızı değiştirilebilir mi
Karar hızını etkileyen üçüncü bir unsur daha vardır: yorgunluk. Gün boyunca ne kadar çok karar verirseniz, akşama doğru karar kaliteniz o kadar düşer. Bu yüzden önemli seçimleri güne yaymak yerine, zihnin en açık olduğu saate toplamak işe yarar. Gündelik tercihleri otomatikleştirmek de aynı amaca hizmet eder; ne giyileceği, ne yeneceği gibi konuları rutine bağlayan kişi, asıl karar enerjisini önemli konulara saklamış olur. Kararsızlık çoğu zaman kişilik değil, tükenmiş bir dikkat bütçesinin sonucudur.
Tamamen değişmez, ama ayarlanabilir. Karar hızının büyük kısmı mizaçtan gelir. Yine de herkes, hangi konularda hızlı hangilerinde yavaş olması gerektiğini öğrenebilir. İyi karar veren insanlar en hızlı ya da en dikkatli olanlar değil, tempolarını konuya göre değiştirebilenlerdir.