İçeriğe geç
Amasya Ajanda

Gündelik meraka sade bir yön

Hayvanlar

Kediler Karanlıkta Nasıl Görüyor? Gece Görüşünün Sınırları

Kediler zifiri karanlıkta görmez; çok az ışığı olağanüstü verimli kullanır. Bu sistemin nasıl çalıştığına yakından bakıyoruz.

Mert Yalın 3 dk okuma

Gece yarısı odanın karanlığında hiçbir şey göremezken kedinizin masanın üstüne hatasız bir sıçrayışla çıkması, ev hayatının en sıradan mucizelerinden biri. Kedilerin karanlıkta görme yeteneği efsaneleşmiş durumda; ancak bu yeteneğin sınırları ve nasıl çalıştığı çoğu zaman yanlış biliniyor. Kediler zifiri karanlıkta görmez. Onların yaptığı şey, çok az ışığı olağanüstü verimli kullanmaktır.

Işığı iki kez kullanan göz

Kedi gözünün en meşhur özelliği, retinanın arkasında yer alan yansıtıcı katmandır. Göze giren ışık, retinadaki alıcılara çarptıktan sonra bu katmandan geri yansır ve alıcıların üzerinden ikinci kez geçer. Böylece aynı ışık iki kez değerlendirilmiş olur. Fotoğraf çekerken kedilerin gözünün parlaması da bu katmanın yansımasından kaynaklanır.

Bu düzenek karanlıkta büyük bir avantaj sağlar, ama bedelsiz değildir. Yansıyan ışık, görüntünün keskinliğini bir miktar düşürür. Bu yüzden kediler gündüz koşullarında insan kadar net ve ayrıntılı görmez. Onlarınki keskinlik değil, duyarlılık üzerine kurulu bir sistemdir.

Gözbebeği, çubuk hücreler ve geniş açı

Kedinin gözbebeği, aydınlıkta ince bir yarığa kadar daralır, karanlıkta ise gözün neredeyse tamamını kaplayacak kadar açılır. Bu geniş açılma aralığı, hem parlak öğle güneşinde hem de yıldız ışığında işlev görmeyi mümkün kılar. İnsan gözbebeğinin değişim aralığı bunun yanında oldukça dardır.

Retinada da farklı bir dağılım vardır. Kedilerde, az ışıkta çalışan çubuk hücrelerin oranı insana göre çok daha yüksektir. Renk ayrımını sağlayan koni hücreleri ise daha azdır. Sonuç: kedi, karanlıkta bizden çok daha iyi görür ama renk dünyası bizimkinden daha soluktur. Mavi ve yeşil tonlarını ayırt etmesi, kırmızıyı ayırt etmesinden kolaydır.

Görüş alanı da daha geniştir. Kedilerin çevresel görüşü insanınkinden belirgin biçimde büyüktür; bu, hareket eden bir şeyi yan taraftan fark etmede önemli bir üstünlük demektir.

Asıl mesele hareket algısı

Kedinin karanlıktaki başarısı yalnızca ne kadar ışık topladığıyla açıklanamaz. Sistem, ayrıntı yerine hareketi öne çıkaracak biçimde kurulmuştur. Alacakaranlıkta yerde kımıldayan küçük bir cismi fark etmek, o cismin dokusunu ayırt etmekten çok daha değerlidir. Kedinin görsel sistemi tam olarak bu önceliğe göre ayarlanmıştır.

Bu yüzden hareketsiz duran bir nesneyi bazen fark etmez ama en ufak titreşimde anında ona kilitlenir. Oyun sırasında hareketsiz bırakılan oyuncağın ilgiyi kaybetmesi, kımıldayınca yeniden ilgi çekmesi bu mekanizmanın günlük hayattaki yansımasıdır.

Görmenin yardımcıları

Karanlıkta yön bulmak yalnızca gözün işi değildir. Bıyıklar, hava akımındaki değişimleri ve yakın çevredeki yüzeyleri algılayarak görüşün ulaşamadığı yerde bilgi sağlar. Dar bir aralıktan geçerken bıyıkların rolü, gözünkinden daha belirleyicidir.

Kulaklar da devrededir. Kedinin işitme aralığı geniştir ve kulak kepçeleri sesi yönlendirmek için ayrı ayrı dönebilir. Karanlıkta bir kediyi hedefe götüren şey çoğu zaman görüntü değil, sesin geldiği yönün hassas biçimde saptanmasıdır. Buna mekân belleği de eklenir: kedi, yaşadığı evin haritasını ayrıntısıyla bilir ve karanlıkta kısmen bu haritayla hareket eder.

Ev sahibi için pratik sonuçlar

Bu bilgiler günlük hayata da yansır. Evde mobilya düzenini sık değiştirmek, özellikle yaşlı ya da görme sorunu olan kediler için zorlayıcıdır. Gece için tam karanlık yerine çok hafif bir ışık kaynağı bırakmak gerekmez; kedinin ihtiyacı olan ışık miktarı zaten çok azdır. Ancak penceresiz, tümüyle ışıksız bir odada kedi de göremez.

Yaşla birlikte gece görüşünde düşüş olabileceğini de hesaba katmak gerekir. İleri yaştaki kedilerde göz içi yapıların berraklığı azalabilir; bu bireyler karanlıkta daha temkinli hareket eder, atlamaktan kaçınır ya da mesafeyi yanlış ölçer. Yüksek yerlere çıkışı kolaylaştıran ara basamaklar, bu dönemde işe yarar bir düzenlemedir.

Ani ışık değişimleri de dikkate değer. Karanlıkta uyuyan bir kedinin bulunduğu odada birden parlak bir lamba yakmak, gözbebeğinin uyum sağlaması için kısa da olsa bir süre gerektirir. Odaya kademeli ışık vermek, hem daha konforludur hem de irkilmeyi azaltır.

Oyun saatlerini alacakaranlığa denk getirmek de mantıklıdır. Kediler gün doğumu ve gün batımı çevresinde en aktif olan hayvanlardır; görsel sistemleri de tam bu saatlere göre biçimlenmiştir. Kedinizin gece hareketliliği bir tuhaflık değil, milyonlarca yıllık bir ayarın evde yankılanmasıdır.